Kaliforniya Notları – III

Manzara fotoğrafçılığını çok sevdiğim için çeşitli fotoğraf ve sosyal medya platformlarında elimden geldiğince beğendiğim manzara fotoğrafları ve fotoğrafçılarını takip ediyorum. Bunların içinde çok sevdiğim ve “Ben de bir gün buraların fotoğrafını çekeceğim,” diye içimden geçirdiğim yerler var. İşte Big Sur de bunlardan biri. Fotoğraflarda gördüğüm dik yamaçlar, denizin içinden çıkan kayalar ve ufuktaki şahane renkli günbatımları ve gündoğumlarına bayılmıştım. O yüzden Kaliforniya’yı arabayla gezme programı gündeme gelince hemen “Big Sur’e de gidelim,” dedim tabii ki.

Güney Kaliforniya’nın sıcak kumlar ve köpüklü dalgalarından oluşan sahillerinde bir iki gün geçirdikten sonra kuzeye doğru araba gezimize devam ettik. Çizdiğimiz rotada, sıra Big Sur’e ve onun bitimindeki Monterey’e gelmişti.

Big Sur, Kaliforniya’nın güneyinde San Simeon’dan başlayıp Carmel’e kadar uzanan deniz kenarındaki dağlık ve yamaçlık bölge. Batıda okyanus kıyıları doğuda da Santa Lucia dağlarının arasında kalıyor.

Galeri-SoCal12Galeri-SoCal15

 

 

 

 

 

 

Big Sur boyunca uzanan 1 numaralı sahil yolu oldukça dik yamaçlar ve uçurumlarla dolu ve çok keskin virajlardan oluşuyor. Ancak muhteşem manzaralara tanık oluyorsunuz. Biz gittiğimiz zaman aniden sis çöktüğü için çok fazla seyir alanında durup fotoğraf çekemedik. O yüzden hayal ettiğimden farklı olarak az sayıda ve kapalı hava fotoğraflarım var 🙂

Ancak o haliyle bile seyretmesi muhteşemdi!

Sol tarafta uçsuz bucaksız bir okyanus ve kayalar, yamaçlar sağda da yemyeşil dağlık alanın içinden daracık kıvrıla kıvrıla giden bir yol…

İlk durağımız San Simeon’daki Elephant Seal Vista Point idi. Burası fok balıklarının yaşadığı bir habitat ve siz de onların denizdeki hallerini kumsala çıkışlarını vs. seyredebiliyorsunuz. Oldukça çok izleyici alan bu noktaya, en çok çocuklar bayıldı tabii… Deniz kayalık olduğu için ve fokların rengi kayalarınkine çok benzediği için ayırt etmek de zor olabiliyor.

Galeri-SoCal11Galeri-SoCal14

 

 

 

 

 

 

Buradan sonra yola koyulduk tekrar ve size tarif ettiğim güzelliklerin içinden sahil yolundan gece konaklayacağımız Monterey’e doğru yola çıktık.

Yolda durduğumuz birkaç noktada çektiğim fotoğrafları yazıma ekledim. Gezinin bu kısmının fotoğrafı az olsa da manzarayı seyretmesi çok harikaydı.

Bir dahaki ziyaretime kaldı,  kırmızılı pembeli bulutların olduğu gökyüzü ve turkuaz Pasifik okyanusunun buluştuğu bu derin yamaçlı yerde,  bolca fotoğraf çekmek…

Bir sonraki yazım bu yolun sonunda ulaştığımız Monterey üzerine.

Görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

Yorumunuz:

%d blogcu bunu beğendi: